Şiirzade

GÜLDESTE EBRAR KABASAKAL İLE RÖPORTAJ

12 dk okuma
37 görüntüleme
Paylaş:
GÜLDESTE EBRAR KABASAKAL İLE RÖPORTAJ

1-) Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Cevap: Tabiki de . Ben Güldeste Ebrar Kabasakal. 21 Mayıs 2005 ‘te İstanbul Büyükçekmece'de doğdum . Çocukluk ve gençlik yıllarımın büyük bir bölümünü Çorum'da geçirdim. Çorumda Yıldırım Beyazıt İmam Hatip Ortaokulunda okurken sekizinci sınıfta yeteneğimi fark Edip Çorum güzel Sanatlar lisesinin sınavına girerek Resim bölümünü kazandım . Resim bölümünü kazandıktan sonra güzel Sanatlar Lisesi'nde müzik ve edebiyat kulüplerine girerek işitsel ve yazma yeteneğini fark edip geliştirdim . Güzel Sanatlar Lisesi'nde iken Tiyatro yeteneğimi fark ederek tiyatro sanatına yöneldim . Tiyatroya başladıktan sonra seslendirme sanatçılığı, müzik, dans, oyunculuk, dram oyunculuğu, kamera önü oyunculuğu ve Şiir yazarlığı ve seslendirmenliği gibi sanat dallarına yeteneğimi fark edip üzerine eğitimler alıp kendimi geliştirmeye başladım . Zaman içerisinde kendimi geliştirdikten sonra şiir seslendirmeliği, resim , tiyatro gibi alanlarda ödüller ve sertifikalar almaya başladım . Güzel Sanatlar lisesinin son yılında " Tuğrul " adlı kitabımın ana şiiri olan Tuğrul şiirinin taslağını attım . Şu an Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Güzel Sanatlar fakültesi görsel Sanatlar bölümünde öğrenim görmekteyim


2-) Yazma serüveniniz nasıl başladı? İlk kaleminizi elinize aldığınız günü hatırlıyor musunuz?

Cevap: Evet yazmaya başladığım süreci hatırlıyorum. Güzel Sanatlar Lisesinde okurken boş bir derste pencereden dışarı bakarken bir kağıda Tuğrul şiirimin ilk dizesini yazmamla başladı . O günden sonra şiir yazarlığı ve roman yazarlığı üzerine ilham gelmeye başladı, zaman içerisinde de kendimi yazarlıkta geliştirerek 2023 yılından bu zamana kadar 125 lirik şiir yazdım .


3-) Yazarken sizi en çok besleyen duygu ya da düşünce nedir?

Cevap: Şiir yazılmadan önce veya bir roman bence bir kişinin içinde duygu olmalı, duygular sanatçıyı veya kişiyi şair, yazar, yapar . Duygular yazarlıkta kendimizi ifade etmemiz için en güçlü anahtardır. Şiir yazarken yani Lirik şairler o an içindeki duyguyu hissederek yazarlar. Özlem , hasret , aşk, sevinç , ayrılık, sitem, umut …. Duyguları hissederler . Amacımız okuyucu şiirimizi okuduğu zaman bizim hissettiğimiz duyguları hissettirebilmektir . Okuyucu duyguları hissederse şairliği başarabilmişizdir .


4-) Sizi en çok etkileyen yazarlar veya şairler kimlerdir?

Cevap: Türk edebiyatında Cumhuriyet döneminde yaşamış ve lirik şairliğini en güzel bir şekilde işleyen bir şairi örnek alıyorum. Şiirlerini seslendirirken de çok fazla duyguyu bünyemde hissettiğim "Olvido, Fahriye, Kar ve Serenat" şiirlerinin yazarı Ahmet Muhip Dıranas, yine bu dönemde yaşamış "Yalnızlık Paylaşılmaz, Seni Saklayacağım, Bütün Renkler Aynı Hızla Kkirlendi" şiirlerinin yazarı Özdemir Asaf, kadın şairlerimizin arasından da “Kestim Saçlarımı, Maraş’ın ve Ökkeş Destanı, Deli Kızın Türküsü , Sessiz Arka Bahçeler, Kırmızı Karanfil, Ah Kimselerin Vakti Yok, Beni Sorarsan Sevda Kalıcıdır “ şiirlerinin yazarı Gülten Akın’dır. Bu şairlerin şiirleri beni etkiler.


5-) Yazılarınızda özellikle işlemekten hoşlandığınız temalar nelerdir?

Cevap: Şiirlerimde genel olarak aşk ve özlem temalarını kullanarak şiirler yazmayı seviyorum. Duygularımın o an ki ruh halime göre beni yönlendirmesiyle aşk ya da sitem temalarını işleyebiliyorum. Sabit bir duygum yoktur. Ana olarak işlediğim tema aşk ve özlemdir.


6-) Bir cümleyle kendinizi anlatmanız istense ne yazardınız?

Cevap: Sanatı farklı disiplinlerini kullanarak kendini ifade etmenin merkezi olarak gören ve duygularını üretimleriyle paylaşan bir sanatçıdır. 


7-) Genç yazarlara vermek istediğiniz en önemli tavsiye nedir?

Cevap: En önemli tavsiyem yazmaktan üretmekten de kendilerini ifade etmekten asla vazgeçmemeleri, başarısızlıktan, toplumun yargılarından ya da eleştirilerden korkmasınlar.

Akıllarında olan tüm tabuları yıkıp üretmeye, yazmaya, söylemeye, çizmeye ve kendilerini ifade ederek seslerini duyurmaya devam etsinler. 


8-) Okurlarınızın eserlerinizi okuduktan sonra hangi duyguyla ayrılmasını istersiniz?

Cevap: Benim şiiri yazarken hissettiğim duyguları aynen hissetmelerini isterim. Her şiirimde farklı hikayeler ve duygular bulunmaktadır. Sabit bir duygudan ziyade dizelerde yazan duyguları bünyelerinde hissederek ayrılmalarını isterim.


9-) Yazmak dışında sizi besleyen ilgi alanlarınız nelerdir?

Cevap: Yazmak benim için duygularımı ifade etme sanatıdır, yazarlık dışında resim, müzik, piyano çalma, sahne sanatları, seslendirme sanatçılığı, dans, binicilik sporu, kitap okumak, tablo yapmak, farklı yemek kültürlerini deneyip yemek yapmak, farklı şehirler keşfedip seyahat etmek gibi alanlarla ilgilenip sanatçılığımı geliştiriyorum.

Sahne sanatları her zaman beni ben yapan bir alandır, yukarıda söylediğim tüm alanlar sahne sanatlarını kapsamaktadır. Görsel sanatlar resimde yağlı boyayla daha fazla ilgileniyorum, karakalem bunları çizmeyi seviyorum, kendi imgesel dünyamda esinlenerek farklı tablolar yapmaya çalışıyorum. Yazarlığı da kendimle baş başa kaldığım bir zaman duygularımı da çok güçlü olduğu bir günde kalemimi alıp defterimi açarak şiirler ya da roman yazıyorum.


10-) Henüz yazamadığınız ama bir gün mutlaka yazmak istediğiniz bir eser var mı?

Cevap: Evet var. Sanat hayatıma 13 yaşında başladığım için çok fazla insanla tanışıp çok farklı karakterler tanıdım. Tanıştığım her insandan bir ders çıkarttım. Farklı hocalar tanıdım, farklı sanatçılar yeteneklerimi fark edip bana  yardımcı oldular. Sanat hayatımda başımdan geçen tüm olayları yaşadıklarımı yazmak istediğim sahnedeki parıltı adlı bir kitap düşünüyorum; fakat bu kitabı yazmak için zaman olduğunu düşünüyorum. Erken şu an anlık. Onun haricinde şu anda Tuğrul'a Mektuplar adlı bir roman yazıyorum, bu romanı Tuğrul'un ölümü olarak devam ettireceğim ve sonra Tuğrul serisini kapatmayı düşünüyorum. Bir de şu anda da ikinci şiir kitabım olan "Güldane” adlı şiir kitabının şiirlerini yazmaya başladım, o da inşallah 2027'de ya da 2028 yılında basılacak.


11-) Şiirzade ailesinde yer almak sizin için ne ifade ediyor?

Cevap: Yeni şairler tanıdım, yeni seslendirme sanatçıları o yüzden şanslı olduğunu düşünüyorum. Benden yaşça büyük abilerimin bulunuyor, ablalarım bulunuyor, onlar da kendinden yaşça küçük ve genç yazarlara gerçekten kapı açıyorlar. Bu ailede tanıdığım herkes çok sevecen, çok tatlı ve çok samimiler. Umarım bu aileyle güzel projelere seslendirmenlik alanında imza atarız.


12-) Geleceğe dair edebiyat hedefleriniz ve hayalleriniz nelerdir?

Cevap: Edebiyat alanında, hedeflerim arasında dediğim gibi çıkartmak istediğim bir şiir kitabı bir de romanlar var, onun haricinde şiir üzerine ilerlerim, romanı belli bir yerde bırakabilirim; romana devam edebilirim, yani kararsızım.


13-) Tek kelimeyle "şiir" sizin için nedir?

Cevap: Tuğrul şiir kitabımın ilk sayfasında ve bana ait bir cümleyi söyleyeceğim:

Şiir sanatı, yürekte saklanan sevdaya, dizelerle açılan gizli bir aynadır.


14-) Bir kitap, bir şair ve bir şarkı önerir misiniz?

Cevap: Genellikle bu yaşıma kadar çok fazla kitap okudum. Klasik seri olsun, tiyatro kitapları olsun, romanlar olsun. Ben sahne sanatlarını içerisinde olduğum için psikoloji de okuyorum. Önerdiğim kitaplar ağır gelebilir, ama benim gerçekten çok sevdiğim kadın yazar, ressam, oyuncu ve filozof olan “Louis Andreme Salome “nin “Arayışlar” adlı kitabını öneririm. Şair olarak da Cumhuriyet döneminin şairi Özdemir Asaf, şarkı olarak; Türk halk müziği dinliyorum. Halk müziği dışında da sanat müziği, Batı müziği de dinliyorum; ama çok sevdiğim bazı şarkılar bulunmaktadır. Parçaları okurken de dinlerken de keyif aldığım Türk Halk Müziğinden “Çamdan Sakız Akıyor, Dolama Dolamayı, Yenice Yolları, Meşelidir Engin Dağlar, Sen Benimsin, Ben Seninim, Dut Ağacı Boyunca" gibi türküleri öneririm. Batı Müziğinde de “Gülümse, Ben Buraya Çıplak Geldim, İstanbul'da Sonbahar, Sil Baştan" gibi şarkıları öneririm. Türk sanat müziğinde “Sen Kimseyi Sevemezsin, Mazi Kalbimde Bir Yaradır, Kız Sen İstanbul'un Neresindensin" gibi eserleri önerebilirim.


15-) Hayatınızı özetleyen bir alıntı veya kendi cümleniz?

Cevap: Kitabımın son sayfasında yer alan ve yine bana ait olan bir cümle söylüyeceğim.

Bir ressam, müzisyen, yazar ve aktör size aşık olursa sanatçı bedeniyle beraber toprak olana kadar yaşamaya devam edersiniz. Ruhunuz eserlerinde ay gibi parlar.


16-) Ömrünüzün son sayfasına tek bir cümle bırakma hakkınız olsaydı, ne yazardınız?

Cevap: Hayat sana ne yaşatırsa yaşatsın üretmekten vazgeçme. En güçsüz anında bile kalk, o sahneye çık ve alnının teriyle alkışını al. Yıkılmaktan asla korkma. Yıkıldığın her gün, en güçlü halin oluşacaktır. İstikrarlı ol.


17-) Edebiyat sizce dünyayı değiştirebilir mi, yoksa sadece insanı mı?

Cevap: Bence önce insana değiştirir. Okuyan kişinin bakışını duyarlılığını ve merhametini büyütür. Tek bir insanın dili değiştiğini ilişkileri, tercihleri hatta küçük gündelik davranışları da değişir. Kişinin gündelik hayatı değiştikten sonra toplumda ve kendisinde farklı bir duyarlılık oluşturur. Edebiyat kişiyi değiştirdikten sonra zaman içerisinde dünyadaki kötü algıyı da değiştirebilir. Kişi değişmezse edebiyat tek başına yeterli olmaz .


18-) Sizi en çok değiştiren kitap mıydı, bir insan mıydı, yoksa yaşadığınız bir sessizlik mi?

Cevap: Hayatta her zaman insanın, bir dönüm noktası vardır. Dönüm noktamız bir kitap, bir mekan, bir insan ya da mecburi olarak yaşadığımız psikolojik bir sessizlik olabilir. Psikolojik sıkıntılar, psikolojik etmenler ve insanlar bizi sanatçı yaparlar. Sanatçıların hayatı her zaman pamuk gibi gitmez, her zaman bir diken vardır. Diken kişiye yani sanatçıya battığında zaman o kişiyi değiştirir. Hayat bazen bir kapıyı açabilir, bir kapıyı kapatabilir. Kapıyı kapatırken sizden çok değer verdiğiniz ama gitmesini istemediğiniz, fakat bazı psikolojik etmenlerden dolayı gitmek zorunda kaldığımız bir insan, sizden çok şey alıp verebilir. Çevremizde gördüğümüz insanlar, hepsinin yüzünde bir maske takılıdır, maskeler başarılı olduğunuz zaman düşer ve gerçek yüzünü görürsünüz. Gerçek yüzünü gördüğünüz insanlar, sizin güven duygunuz kırabilir ve sizi yazarlığa ve sanatçılığa itebilir. İnsanların maske takılmış hali korkunç olduğu için kişi psikolojik rahatsızlıklar yaşayıp sessizliğe bulunabilir. Sessizlik, bir kişinin en güçlü versiyonunu hazırladığı, en güçsüz versiyonunu geride bıraktığı bir silahtır. Sessiz olan insanlardan her zaman korkulmalıdır. En güçsüz versiyonuyla gidip sizden en güçlü versiyonuyla dönebilir. Kitap insanı değiştirmez. Gerçekleri söyler; fakat kişi kitap yüzünden etkilenebilir ve hayatını ona göre şekillendirebilir. İnsanı değiştiren hayatındaki sahte bir insanın gerçek yüzünü öğrenmesidir. İnsanı insan yapan karakteridir. Karakteri olmayan, karakteri olana denk geldiyse o kişinin en güçlü versiyonunu farkında olmadan oluşturabilir.


19-) Eksik kalmış bir cümleyi tamamlar mısınız?

 "İnsan, en çok baş başa kaldığında başkalarının beklentilerinden sıyrıldığında, dürtüleri azaldığında, roller sustuğunda, geriye kalan o sade çıplak halde, kendisiyle barışık anda görünmek için değil; olmak için var olduğunuzda, insan en gerçek halini yakalar. İşte bu zamanda o karakterde olduğunu anladığı an da kendisi olur.”


20-) Son olarak, Şiirzade okurlarına söylemek istediğiniz birkaç cümle var mı?

Cevap: Üretmeye devam etsinler, hayatta ne yaşarlarsa yaşasınlar vazgeçmesinler.


Ek:

İsim soy isim: Güldeste Ebrar Kabasakal

Sosyal Medya: Instagram : guldestebrar 

Not: @1siirzade_diyari adlı Instagram sayfamızdan afiş paylaşımlarını görebilirsiniz.


Yorumlar (0)

Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!